13 Mayıs 2017 Cumartesi

Gözlemlerim söylüyor ben Onun Yalancısıyım...: Neşeli Günler...

Gözlemlerim söylüyor ben Onun Yalancısıyım...: Neşeli Günler...: Daha iki yıl öncesine kadar her Anneler günün de hüzünlenir ve ağlardım. Şimdiler de ise, Annemi her andığım da yüzümde kocaman bir gülümse...

Neşeli Günler...

Daha iki yıl öncesine kadar her Anneler günün de hüzünlenir ve ağlardım. Şimdiler de ise, Annemi her andığım da yüzümde kocaman bir gülümseme beliriyor. Artık ağlamıyorum... Annem dini bütün bir insandı. Sekiz yaşından beri namaz kılan, son derece dürüst, hak yemeyen, dedikodu yapmayan, ön yargıları ve yargıları olmayan, herkesi olduğu gibi kabul eden şen şakrak hayat dolu neşeli ve bir o kadar bilgili ve modern bir kadındı. Ev işlerini bitirdikten sonra, babacığımın yapmış olduğu müthiş çiçeklerle donatılmış balkonumuzda benim okuldan dönüşümü, ablamın işten çıkışını beklerdi. Beklerken boş durmaz bol bol bulmaca çözerdi :) Bulmacalarda İ harfinin noktasını yandan yapıldığını annemden öğrenmiştim :) Bende çözerken hala öyle yapıyorum :) Öyle güzel öyle mutlu anılarımız var ki... Evet, belki yanım da değil ama aslın da yanımda kalbimde ve müthiş eğlenceli anılarım da... Dürüstlük, ilkeli olmak, ahlaklı olmak, yalan söyleyememek, hak yememek, iki yüzlü olmamak, dedikodu yapmamak... bütün bunların haricin de öğrettiği en önemli şey ise, Hayatı sevmek... İşte ! Bugün, olmadığı halde hala mutluysam, yaşama dört elle sarılıyorsam, neşeliysem Anneciğimin sayesin de... Çocuklarımıza hayatı sevmeyi, sevmenin ne demek olduğunu öğretelim. Hepinizin Anneler Gününü canı yürekten kutlarım... Daima sevmeyi bilenlere...

15 Nisan 2017 Cumartesi

Bayan Şoförler

Bugün neredeyse çatlayacaktım :( Bizim sokağın trafik akışı sadece soldan sağa doğru, Sağdan sola giriş yok YASAK ! Dev gibi giriş yok tabelası da var. Daha ne olsun değil mi?
Ama bizim insanlarımız yasak, kural dinlemedikleri için sitenin önü her zaman tam bir kaos ! saat 11:50 taksi bekliyorum Anılı basketbola götüreceğim yakın yer beş dakikada gidiliyor :) Amma maalesef acemi ve kural bilmeyen bir bayan şoför yüzünden kursa geç kaldık :( Israrla "girilmez" denilen sokağa girmeye çalışıyor, o sırada beklediğim taksi de soldan gelmeye başladı. Taksi şoförü diyor ki, hanım efendi geri geri gidin ben yoluma gideyim müşterim bekliyor ! Hem acemi, hem saygısız olan bayan şoför beklesin canım demez mi ? Delirdim :( Tık tık camına vurdum, biraz geri gidin de bende taksiye bineyim çocuğum baskete geç kaldı dedim. Aman efendim ! nasıl bir yaygara yaptı anlatamam ! Geç kalmış ta ! ne olurmuş yol verseymiş de , hiç beklemeye tahammülümüz yokmuşta bir sürü laf söyledi. En başta sakin davranmaya çalışan ben :) Bütün boyun damarlarımın gerilmesiyle başladım bağırmaya ! yahu hem suçlusun hem cazgır ! Kraldan çok kralcılık yapıyorsun ! kurallara da uymuyorsun ! Girilmez denilen yere ısrarla girmeye çalışıyorsun ! geri geri gidemiyorsun ! Acemi misin ? sen dedim ama kendimi tutamadım ne yapayım ! tamam anladım araba kullanmak istiyorsun ee o zaman kullan arkadaşım ! Yapıştırmışsın direksiyonu böğürüne nasıl hareket edecek direksiyon :) Yapmayın Alahaşkınıza Yahu kendinize güvenmiyorsanız ne araba alın ne de trafiğe çıkın ! Sonra diyorlar ki İstanbul'un trafiği çok ! İstanbul ,İstanbul olmaktan çıkmış ! Bütün sonradan gurmeler :) acemiler, Saygısızlar burada ! Allah hepimize sabır versin ! Ne diyeyim.... Hepinize kazasız belasız sağlıklı günler...

14 Nisan 2017 Cuma

Bilinçli Anneler

42 yaşındayım bir suru evreden geçtim. Çocuk 😊 genç 😊 çalışan kadın😊 evli 😊 hem evli hem çalışan 😊sadece anne😊 hem çalışan hem anne😊 Anlayacağınız üzere 8 dönem 😍 Aklıma hangi dönemim gelirse oradan başlayacağım yazmaya. Benden bir istikrar ve sıra beklemeyin yani😀 İlk yazımı "bilinçli" annelere adıyorum 😍 Elinde tupperware tasla çocuklarının peşinden koşan sevgili anneler 😊 sonra diyorlar ki Avrupalı çocuklar kendine güvenli 😉 Türk çocukları niye değil 😣 sebebini merak ediyorsanız. Hafta sonu öğlen saatlerinde , hafta içi aksam ustu saatlerinde parkları dolaşın neden olduğunu anlarsınız 😍 Yine günlerden bir gün, Anili parka götürdüm kenarda bankta oturdum kitap okumaya çalışıyorum :( pek okuyamıyorum tabii anili gözlemlemekten) Yanma bir bayan geldi, çocuğu 5 bilemedin 6. Yaşlarında 😊 Çocuğunu oyuna bırakacak, basladı talimata Hadi anneciğim üstünü kirletmeden güzel güzel oyna! Üstünü kirletme mi ? Arkadaşım parka getirmişsin çocuğunu üstünü kirletme diyorsun yahu bu ne yaman çelişki 😍 Çocuk, annesi ona kızar korkusuyla nasıl oyunun tadını çıkartsın ! Bizde ki kafalar bitmez ! En güzel kıyafetini giydirip çocuğu parka getirsen tabii tembih yaparsın ÜSTÜNÜ KİRLETME! Diye hey Allahım ya😂 neyse, Çocuk basladı kumlarda oynamaya leş gibi oldu tabii😍 doğal olarak. Aradan biraz zaman geçti anne termal çantasından tupperware tasını çıkardı😁 ortalığa bir anda çok kotu kokular yayıldı iyyyykkk icim kalkti yani o derece 😑 Be mübarek kadın çocuğunu madem parkta yedireceksin insan yanına tatlı bir şeyler alır dimi😊 muz , meyve püresi gibi ☺ valla ben onun çocuğu olsaydım iğrenç kokan o sebze püresi yemeğini kafasına geçirirdim 😂 çocuğuna seslendi çocuk annesinin yanına geldi 😊 geldiği gibi de kaçtı 😂 Anne pesinden gitti tabii yedirecek ! İlla yiyecek o yemeği o cocuk. Arkadaşım tamam bilinçli annesin çocuğuna hamburger vermiyorsun ellerinle sebze püresi hazırlamışsın ammaa o çocuğu o oyundan ayırmak için cezbedici yemekler al yanına bari 😉 Neyse zorla yedirdi çocuğa yemeği bir kaç dakika sonra çocuk kustu:( Garibim oysa parka eğlenmeye , arkadaş bulmaya gelmişti Travma yaşadı çocukcağız 😑 Ne oldu simdi ? Amaç parka getirmek sosyalleşmesini sağlamaktı çocuk kusan çocuk konumuna sokuldu hemde bilinçli annesi tarafından.. Tabii bu arada ben tuttum tuttum kendimi en sonunda dayanamadım. Pardon? Bir şey sorabilir miyim dedim. Kadın buyun dedi gülümseyerek O ne yemeği dedim ( suratım da nasıl bir iğrenç ifadesi varsa artık😂) Kadın brokoli bilmemeli sebze çorbası dedi :( Benden size naçizane tavsiye :) parka, bahçeye oynamaya çıkarttığınız çocuklarınıza asla brokoli , lahana gibi tadı tuzu olmayan yiyecekler ver me yin Yemiyorlar 😊 Bir şey gözlemledim hemen hemen hepsi böyle çocuğunu tasla kovalayan yedirmek için ısrar eden anneler Üçe ayrılıyor :) 1-Üşendiği için çocuğunun peşinden koşan Anne 2-Çocuğu iştahsız olduğu için peşinden koşan Anne 3-Çocuğu yeyince kendisi yemiş kadar mutlu olan anne :) Ukalalık olarak algılamayın ama ! Biz toplum olarak bir şeyi öğretmekten ziyade onu yapan kişi oluyoruz ! Hani "bana balık verme balık tutmayı öğret" öğretisi var ya bunu pek beceremiyoruz sanki siz ne dersiniz? çok meşakkatli olsa da oğluma balık tutmayı öğrettim çok şükür ama (iştah konusuna girmeyelim) Anıl 8 aylık falan mama sandalyesinde dedim ki kendime Tuba sen bu çocuğa yemek yemesini nasıl öğreteceksin bakalım :D Önce çok buyuk bir muşamba aldım. Mama sandalyesinin altına bir güzel serdim. Oturturdum Anili sandalyeye verdim eline kaşığı ve yemeği 😍 Anilin kaşıkla macerası tam 2 ay surdu iki ay sonunda Anıl yemeğini tam isabetle ağzına götürmeyi başardı👏👏 2 ay boyunca her gün muşamba ve Anıl yıkandı üstelik bir kaç kere😍 duvarlar silindi😍 2 ay boyunca acayip yoruldum. Doğumda aldığım kiloları vermişim farkın da değilim😍 18 Aylıktı Marmaris'e tatile gittik. Anıl tek başına küçük adam edasıyla yemeğini kendi yiyor ve üstelik Çatal bıçak kullanıyordu. garson bize yabancı muamelesi yaptı. Ben gülümseyerek biz Türküz dediğimde garson hadi canim sende der gibi baktı 😍😍😍 Türk şu dedi. Mayosuyla havuz başında elinde tasla çocuk kovalayan ANNE Kalın sağlıcakla....

Facebook :)

Vasiyet konusunu uzun zamandır düşünüyorum aslın da :P şimdi biz öldüğümüz de nüfus kayıtlarından düşülüyor ya :) eee sosyal ağlardan nasıl düşülecek ? öldüğüm halde facebook hesabım açık mı kalacak? benim aklıma şu geldi dinleyin :) Nüfus müdürlüğüyle facebook hesapları online olmalı :) birbiriyle entegre olsunlar bence :) yakınımız nüfusumuzu görevliye verdiği an :) görevli Mark Zuckerberg e mesaj atsın hani facebook doğum günlerinde ve noeller de çeşitli atraksiyonlar yapıyor ya :))) anılarımızdan oluşan videolar falan heh işte görevli nüfusumuzu aldığı an Mark Zuckerberg a mesaj atacak Mark Zuckerberg ve facebook ekibi de çok meşhur olan cenaze müziğiyle birlikle anılarımızı yayınlayacak :) güzel de bir yazı yazacak :) 1997 den beri facebook dünyasın da olan, komik hikayeler anlatan :) sevgili tuba türen arkadaşımızı kaybettik tüm Türkiye'nin ve Facebook aleminin başı sağ olsun :) Amen - Amin her dilden dua falan : Ayla Özden Battal sana vasiyet ediyorum :) yayınlanan video ve yazı kaç like ve yorum almış çıktısını alacaksın ve mezarımın başına geleceksin tamam mı :))) yoksa gözüm açık gider :)) Yaşarken görüşemedik bari öldüğümde gel kızım ya :) buradan Mark Zuckerberg'e duyurumdur !!!

İştahsız Çocuk :(

Anne olmak ne kadar zor değil mi? Sürekli bir kaygı halindeyiz. Toplumumuzun bize dayattığı tabulardan ah bir kurtulabilsek ya. On bir yaşındaki oğlum Anıl için endişelenmekten onun müthiş hayat yolculuğunu kaçırıyorum bazen. Niye mi? Zayıf olduğu için :( Evet lütfen gülmeyin. Hiç bir şeyi bu kadar takıntı haline getirmedim. Haftanın üç günü Basketbol oynuyor ve mantık olarak harcadığı enerjiyi geri kazanması lazım amaaa benim oğlum maalesef İştahsız!!!!!!!!! Neler yaptığımı tahmin edemezsiniz, çalıştığım halde sırf doğru kaynaklardan beslensin diye kaç takla atıyorum. Sağlıksız aburcuburlar yerine (İncir, dut kuruları,badem,ceviz) ev yemekleri, ayrıca takviye vitaminler falan derken düşünmekten çok yoruluyorum. Bazen diyorum ki bunlar acaba hep Rahmetli anneciğimin bedduası olabilir mi? Bende iştahsız, mızmız bir çocuktum hiç bir şey yemezdim :( beslenme kaynağım sadece Su ve Cevizdi :) Rahmetli annem çok üzülürdü, tıpkı şimdi benim çocuğuma üzüldüğüm gibi ve bana derdi ki Allah sana senin gibi iştahsız bir çocuk versin de o zaman beni anlarsın diye... Ne kadar doğru söylemiş... Keşke onu zamanında bu kadar üzmeseydim :( Geçtiğimiz yaz Fransa'ya Parise ablamın yanına gittik, inanır mısınız şişman İnsan yok :) Büyükten küçüğe herkes zayıf olduğu için kimse kimseye eminim sen bu çocuğa bakamıyorsun demiyordur ! demediği gibi öyle üstten bir bakış ta fırlatmıyor dur. Onun için oradayken çook keyifliydim :) Taa ki Türkiye ye dönünceye kadar!!! Türkiye ye bir döndüm başladı hemen insanlar ay bu çocuk niye bu kadar zayıf demeye :( yahu diyorum ki kardeşim önemli olan sağlıklı olması değil mi? senin çocuğun şişman da ne oluyor? senede kaç kere antibiyotik kullanıyorsun bak diyorum ama kime diyorum ! nato mermer nato kafa!!! Geçenlerde Anıl efendi üst solonum yolundan rahatsızlandı ben hemen eyvah ! moduna geçtim :( kendimi suçlayacak ne varsa her şeyle suçladım ! İşte çalışmasaydım çocuğuma daha iyi bakardım. Keşke çok yorulmasam keşke daha genç anne olsaydım falan filan moralim yerle yeksan. Sonra dedim ki kendime kızım böyle düşünüyorsun ama Allahın gücüne gider ne beter hastalıklı çocuklar var ( hepsine Rabbim acil şifalar versin) yani anlayacağınız kafam bir negatif bir pozitif :) İki gündür nette geziniyorum :( İştah açan şuruplar, doğal yöntemler, yemek saatini eğlenceli hale getirmek neler neler... Bazen de kendimden sıkılıp aman be Tuba amma takıntılısın ! diyor hayatı akışına bırakıyorum...daha yazmak istiyorum ama bu konu beni geriyor ;) Anne olmak böyle bir şey işte... Mutluluğumuz da, üzüntümüz de hep çocuklarımızla ilgili... Hayat Evlatlarımıza hep şans ve sağlık versin... Mutlu hafta sonları...

12 Nisan 2017 Çarşamba

Küçük Prens Can

Küçük prensin hikâyesini bilir misiniz? Hani şu büyüklerin çocukları hiç anlayamadığı küçük sevimli bir çocuğun başından geçen olayları kendi hayal dünyasına göre yazdığı romanı… Daha ilk sayfasında yaşadığı “hayal kırıklığını” öyle güzel anlatır ki, Hani balta girmemiş ormanlarda bir boa yılanının avını bütünüyle yuttuğunun resmini çizer de, büyükler onun çizdiğini şapkaya benzetirler ya  İşte! O hayal kırıklılığı… Bunu niye mi yazdım. Çok sevdiğim çok naif, kimseyi kırmayan hayatını özenle yaşayan arkadaşımın kendisi gibi sevecen, naif, hassas on bir yaşındaki oğlunun tıpkı küçük prensin yaşadığı hayal kırıklığını size anlatmak için… Arkadaşım Çiğdem Ordu da yaşıyor, oğlu can on bir yaşında Devlet okuluna gidiyor. Can’ın resim öğretmeni ahşap bir nesneyi boyama ödevi veriyor. Can küçük ahşap bir sandığı alıyor. Pergelle bir daire çiziyor ve heyecanla başlıyor boyamaya… Evrenin ve doğanın işleyiş biçimini anlatan “iyiliğin ve kötülüğün” öğretisi olan ying-yang ı heyecanla çiziyor ve rengârenk boyuyor…
Tek başına yaptığı ödevini bir an önce resim öğretmenine göstermek için can atıyor  Resim’e oldukça yeteneği var  tıpkı annesi gibi  laf aramız da arkadaşımın resim yeteneği şahane Can heyecanla resim dersini bekliyor, Öğretmen geliyor Can yaptığı ying-yang boyamasını öğretmenine gösteriyor. Öğretmeni; Çok güzel olmuş can ama keşke dini bir sembol kullanmasaydın diyor. Dini bir sembol mü? On bir yaşındaki Can’ın kafası allak bullak, içinde kocaman bir hayal kırıklığı… Oysa can o an a kadar “ying-yang”ı sadece karşıtların birlikteliğinin simgesi olarak öğrenmişti, hayal dünyasında kim bilir neleri temsil ediyordu. Bizler çocuklarımıza farklılıkların güzelliğini öğretirken, bir resim öğretmeninin “Her iyiliğin için de bir kötülük, her kötülüğün için de bir iyilik” öğretisini anlamaması ve en önemlisi küçük bir çocuğun hayal kırıklığı yaşamasına neden olmasını anlamıyor oldukça üzülüyorum. Oysa öğretmenlerimiz çocuklarımıza sadece kendi yaşadıklarını, bildiklerini öğretmemeliler. Asıl zor olanı başarmalılar, Hayallerinin peşinden koşmayı, ne olursa olsun mücadele etmeyi, haklarını sonuna kadar savunmayı, sevmeyi, saygı duymayı öğretmeliler… Can, Türkiye deki birçok çocuktan sadece bir tanesi, ailesinin ona verdiği değeri biliyor ve ailesi tarafından hayallerinin peşinden koşması gerektiğini de Tüm kötülüklere ve iyiliklere rağmen, Ya diğerleri ?

11 Nisan 2017 Salı

Erkek-Kadın Farkı

Sevgili beyler , Eşiniz 😊partneriniz 😊sevgiliniz😊 bir davete , baloya , düğüne, partiye giderken saatlerce süsleniyor ve en güzel görünmek icin ugrasiyorsa sakın ola onları kıskanmayın , onlara kızmayın 😊 Zira bu çaba başka erkeklerin onları beğenmesi için değil ! Bir kadının tek rakibi yine kadın olduğu için :) Bulunduğu ortamın starı olmak isterler😉 Haberiniz ola 😂 Kadın arkadaşlarım beni vurmadan hemen kaçıyorum 😂 :) :)

Bilinçsiz anneler :(

Anilin basketten arkadaşı olan omer batunun annesi Sibel Üstün Özek arkadasim ile hazır çocuklar antremandayken birlikte arena parka kahve içmeye gittik. asansöre bindik bebek arabası ile birlikte iki anne de asansöre bindiler. Arenapark peyzaj süslemelerin de çiçeklerin dibine bildiğiniz beyaz kumsal taşlarından süsleme yapılmış. asansörde ki bebeğin iki elinde o taşlardan görünce şaşkınlığımizi içimizde tutamadık ve doktor olan arkadaşım ciddiyetle 😊 dişlerimi kaşınıyor diye sordu. kondururamamis tas olduğunu 😊 teknik bir alet gibi görmüş anne gayet rahat bir şekilde; yok canım onlar taş dedi.😮 çok ağlamış istemiş anne de vermiş bebeğine 😞 bildiğiniz bayağı taş yani avucum kadar büyüklükte bende onun üzerine ah dikkat edin gözüne, kafasına vurabilir ! dedim. anne birsey olmaz dedi iyi mi ? yahu arkadaşım olmaz olur mu ? bebek bu bebek ne yaptığını nereden bilecek? ayrıca her istediği verilir mi canım el kadar çocuğa hey allahım aklıma mukayyet ol. buna benzer bir hikayem daha var. Anil bebek her ay metro markete gidiyoruz prima stoğu yapıyoruz 😁 malum çiş ve kaka çok fazla😊 kasaya girdik sıra bekliyoruz. gözüm takıldı bebek arabasına bir de ne goreyim 😮 bebeğin elinde kola var kola !!!!! ağzım açık kalmış bakıyorum bön bön çok dikkat çekmiş olacağım ki annesi şöyle dedi😮 çok seviyor ! neyi ? dedim kolayı dedi ! siz vermezseniz tadını nereden bilecek dedim. yaptığınız şey doğru değil çok zararlı lütfen gibi birşeyler söyledim. söylediklerim bumerang gibi geri geldi 😔 kadın da duymamazlıktan geldi😠 kendi kendime konuşmuş oldum onun üzerine bir bey de söylendi sonra başka bir anne daha 😊 her zaman ki gibi toplum hareketi başlatmış oldum.😊 ama anneye faydalı olamadım 😔 arkadaşımin kızı oykucugum tuba teyze kitap çıkarırsan adı "Toplumla imtihanım " olsun dedi. bunu düşüneceğim 😁 her an içinizden birilerini gözlemleyip yazabilirim aman dikkat 😂

Çok Bilen Çok Yanılır :)

Emin olun ne geliyorsa başımıza çok bildiğimizden geliyor :) Herkes her şeyi ne çok biliyor değil mi? Kimse demiyor ki ben şu konuyu bilmiyorum ! ya da bu yer hakkında bilgim yok seni yanıltmayayım :( yok arkadaş herkes her şeyi biliyor. Herkes halinden memnun olsa gerek ki bu konuyu çok dillendirmiyoruz. Rahatsız falan değiliz demek :( ya da bizde bu çarka kaptırmış gidiyoruz evet evet bende her şeyi biliyorum :) şaka şaka bilmediğim çok şey var öğrenmek için can atıyorum :) yeni yerlere yeni ülkelere gitmek istiyorum yeni kültürler öğrenmek istiyorum. Paylaşmak insanları bilgilendirmek istiyorum ammaa velakin resimlere baktığımız kadar keşke yazılan bilgi içerikli yazıları da okusak ! Ne kadar güzel olurdu değil mi? Kendi facebook hesabımdan zaman zaman yazılar paylaşıyorum. Bunların çoğu benim "Toplumla İmtihanım" içerikli komik hikayeler :) okuyan hatta yorum yazan işte ne bileyim beğenen arkadaşlarım falan var sağ olsunlar:) beğenilmek güzel şey tabii :) Fakat bir şey gözlemledim Paylaştığım resimler daha çok rağbet görüyor :) Bunun sebebi ne olabilir acaba diye düşündüm. Bir istatistik falan çıkarmadım tabii ama merak ettim :) Yazılarımı komik bulmayanlar olabilir :) Bana gıcık oluyor olabilir :) Ukala olduğumu düşünüyor olabilir :) Bana komik gelen hikaye onlara komik gelmiyor olabilir :) Dalga geçtiğimi düşündükleri için bana kızıyor olabilirler...Evet doğru dalga geçiyorum ama kiminle ? İşte konunun ana hikayesi bu :) Çok bilen ama çok yanılan kendisine aşırı güveni varmış gibi davranan insanlarla dalga geçiyorum. Geçilmeyecek gibi de değiller ki ne yapayım ? gidip başka bir arkadaşıma dedikodu mu yapayım ? benim dedikodu kültürüm yok ki :) ben yapsam yapsam yazı yazarım işte :) Misafir kültürü denilen bir şey var dimi ;) Günü birlik misafirliklerde gittiğiniz kişilere yardım edersiniz imece usulü servise falan.hele gittiğiniz kişi sizden büyükse saygınız iki katına çıkar ona hiç iş yaptırmazsınız. Şayet yatılı misafirliğe gidiyorsanız da, ev halkına maddi manevi yardımcı olursunuz ! olamıyor musunuz o zaman benden size tavsiye gidin otelde kalın daha iyi en azından akrabalık, arkadaşlık ilişkilerine zarar vermemiş arkanızdan konuşulmasına fırsat vermemiş olursunuz :) İster istemez konuşuluyor çünkü, sen (X) şimdiye kadar sana öğretilen atasözlerinden, deyimlerden ders çıkaramadığın için ev halkı da sana saygısızlık yapamıyor arkandan konuşmayı tercih ediyor çünkü seçenek bırakmıyorsun ! :) 42 yaşındayım bugüne kadar ne kadar samimi olsam da gittiğim evin buzdolabını açamam. Bana ev sahibi derse ki, Tuba buzdolabından şunu çıkar sofraya koyalım. ancak o zaman buzdolabını açarım...Hele hele evin şeklini şemalini hiç değiştirmem ! bazı akrabalarım zevkime güvendikleri için fikir sorarlar bende fikirlerimi paylaşırım. ama durup dururken sırf benim gözüme güzel gözükmüyor diye kalkıp ev sahibini hiçe sayarak salonun yada oturma odasının şeklini değiştirmem çünkü, herkesin estetik anlayışına saygı duyarım. Ben nereye gidersem gideyim o kişiyi sevdiğim ve saydığım için giderim. Yoksa ister evi saray olsun, ister köhne bir yer....Beni onun insanlığı cezbeder şekli şemali değil... Onun için bildiklerinizi, estetiklerinizi, her şeyi kendinize saklayın...Bireysel yaşantınızda bildiklerinizi paylaşın ama kimseyi gücendirmeden... kalın sağlıcakla...

Bozuk Psikoloji....

Gene ben :) Dün facebook ta bahsetmiştim biraz doktor olan arkadaşımdan  Günde 80 hastaya bakıyormuş yahu :) sistamatik olarak 52 hasta :( acilden gelen hastalar, kontrol için gelenler falan derken günde 80 hasta :( Benim “toplumla imtihanımı” düşünecek olursak vay sibelimin haline vay:) Beni düşünsenize doktor ve devlet hastanesinde çalışıyor olduğumu tövbeler olsun :) Ben olsam olsam psikolog falan olurdum. Özel muayenem olacak paraya para demiycem :D :D Geçicem masama gelllll diye sesleneceğim :) Hastam gelecek, uzanacak koltuğa hadi anlat bakalım diyeceğim de ne anlatacak ? Yahu zaten hasta olan bir kişiyi önce iyileştir sonra anlatmasını iste dimi :) ne anlatacak o ruh bozukluğu ile… Bir sürü test falan sonra hayda çocukluğuna dönelim Dönelim dönmesine de buradan nasıl bir sonuç çıkarıyorlar acaba… Bak bana hiç demedi doktor hadi çocukluğuna dönelim diye :) garibim doktorum nasıl desin :) 3 Ajanda dolusu yazmışım zaten ne yazmıştım acaba )))) Annem vefat ettikten bir süre sonra babam yazlığa, ablam da Fransa ya evlendi gitti  Bendeniz biraz sıkıntılı süreçlerden geçtim , ruh halim biraz bozulmuş olacak ki :) dedim ben bir psikologa gideyim.. Şuan bana diyorlar ki sen ne kadar neşelisin :) geçmişte delirdiğim için olabilir mi acaba :) Geçmişte çok sıkıldım, baktım olmuyor vazgeçtim :D paradoks bir durum bu sıkıldıkça daha çok sıkılıyorsun o sıkıntı çemberinin içinde yuvarlanıp duruyorsun😊 ne sıkılıcam be dedim. Hayat benden sıkılsın Neyse, Üç ajan da yazı yazmışım yahu vay be :) yazarlığım o zamandan başlamış demek ki Hani derler ya sanatçılar biraz deli olmalı :))) işte durumum aynen oymuş hahaha Neyse anlatayım Geçtim ermeni doktorumun karşısına dedi ki anlat :( Dedim ki ne anlatayım? Ben zaten yazmışım zaman kaybetmeye ne gerek var :) siz okuyun işte :) Biraz sayfaları karıştırdı. Yüzünde bazen gülümseme oldu bazen hüzünlü bir ifade… Sen niye geldin ki dedi? Zaten sorununun kaynağını biliyorsun. Çözümü de düşünmüşsün peki niye buradasın? Hah! Dedim işte! aradaki geçişi sağlayamıyorum  İstiyorum ki çabucak unutayım bu can sıkıcı durumdan kurtulayım :) hiperaktif ve tez canlı olduğum için eski halime hemen dönmek istiyorum ama bir türlü olmuyor dedim. Kendini rahat bırak dedi bana Sıkıldın mı ortamdan uzaklaş Canın ağlamak mı istiyor ağla Gülmek mi istiyor gül dedi. O gün bugündür gülüyorum. Hem kendi halime, Hem diğerlerine… Onun için arabesk falan yaşamaya gerek yok  Hassas olmaya hele hiç gerek yok Ne demişler düşün düşün………işin :) Haydi kalın sağlıcakla….

Kadınlarımız

kadının kadına yaptığı zulüm gibisi yok yapmayın bunu ne olur😕 kadın ve erkeğin arasında bir fark yoktur biz eşitiz falan diye söylüyorlar ya bal gibi var ve hiç eşit falan değiliz! erkekler birbirlerini pek ezmezler 2 erkekten biri yüksek egolu diyelim diğeri ya uyumludur ya onun gibi. onun gibi yüksek egoluysa zaten gorusmezler iki cambaz bir ipte oynamaz misali😊 uyumluysa şayet birbirlerini idare ederler. yani şunu demek istiyorum. erkekler karakterlerine göre davranırlar günde 100 tane modlari olmadığı için neyse o dur lar. ya arkadaşlık yaparlar ya yapmazlar 😊 Amma kadın öyle değil arkadaş! günde kaç çeşit modu var 😊 neye göre paslayacaginizi bilemiyorsunuz😊 bir şey farkettim uzun zamandır iz üstündeyim 😂kadının kadını ezdiği anları iz sürüyorum 😂 2 çocuklu ev hanımı anne 1 çocuklu ev hanimi anneyi ezer benim yüküm seninkinden fazla SUS bana yorgunluk deme 😕 2 çocuklu ev hanımı anne 1 çocuklu çalışan anneyi ezemiyor çünkü anne çalışıyor birde çocukla ilgileniyor ezici üstünlük 1 çocuğu bile olsa çalışan anneye geçiyor 😁 bu sefer 1 çocuğu olup çalışan anne hiç çocuğu olmayan ama çalışan evli kadını eziyor sen anlamazsın şekerim çocuk olunca zor😲 hadi ya hiç çocuğu olmayan ama evli olanda, bekar kadını eziyor iyi mi ? ah şekerim sen anlamazsın erkekle uğraşmak o kadar zor ki ? sen bekarsin bekarlık sultanlıktır 😕 eee evlenmeseydin ? kim dedi sana evlen diye 😉 bir sürü karşılaştırma çıkarabilirim lakin anlamanız için bu kadar tipleme yeterli sanırım 😊 ya yapmayın bunu ne olur 😊 yahu hayat zaten zor herkesin kendine göre bir kosusturmasi bir yorgunluğu var.. oturmusuz bir araya gelmişiz iki kahve icicez iki lafın belini kıricaz işte ne karşımda bir sürü surat ifadesiyle konuşuyorsun ki ah bende yazarım valla 😂 hicccc kusuruma bakmayın 😂 tamam tamam yorgunsun anladık 😂😂 yorgunum yorgunsun yorgunlar haydi bana iyi akşamlar 😂😂😂 yaz yaz nereye kadar hiç anlayışlı değilsiniz canım 😂😂😂 iş güç çocuk ev işi falan bir sürü isim var yani hahahha

22 Kasım 2012 Perşembe

Yeşilçam Klasiği...

Bu yazımı bir döneme damgasını vuran koca koca garip nesiller yetiştiren "YEŞİLÇAM" filmlerine itafen yazıyorum, Bugün 50'li ve üzeri yaşlarda olan kadınlarımız,erkeklerimiz(bunlar babalarımız yada abilerimiz,ablalarımız) olabilir:) ikili ilişkilerinde hep susmayı, gizlemeyi, örtbas etmeyi öğrendiğine inanıyorum.Çoğumuzun küçükken yada ergenlik dönemindeki yaptıklarından babalarının, Abilerinin haberi yoktur Neden? Çünkü anne genellikle babadan saklar."aman bey duymasın! yoksa kızar! der.oysa baba ve çocuğu arasındaki zaten zorla olan mesafeyi iyice açar.... Yada "anne" kızına şunu öğretir;"yarın bir gün evlendiğinde kayınvalidene karşı güleryüzlü ol! asla saygısızlık etme(!) karşılık verme!!! kısacası pasifize ol "SUS" der.... yada"anne kızına "kocana herşeyi anlatma!!! Özelliklede ailende olan biteni yarın birgün biz barışırız amaa erkekler yani (Kocan) kin tutar"..... yada yada yada.... bu liste benzer örneklerle uzayıp gider.Şimdi diyebilirsiniz bunun "yeşilçam" filmleriyle ne alakası var? şöyle ki; Elbette emeğe sonsuz saygım var,Benim sıkıntım baş tacı ettiğimiz aktör ve aktiristler değil derdim SENARYOLARLA:( Şu repliği herkes hatırlıyordur."seni seviyorum" "YALAN" şak birde tokat yer ! Kız ve oğlan birbirlerini deli gibi seviyorlardır.Fakat ayrılırlar ayrılmadan önce kız hamile kalmıştır bunu babadan gizler Niye? babanın cadı annesi yada ağ babası kızı istemiyordur.gelirler kıza yalvarırlar "siz birbirinize uygun değilsiniz"onu" seviyorsan ayrıl der!!! Sonra kızcağız garip bir neden uydurarak çocuktan ayrılır o esnada da hamiledir. Bunu seyreden o dönemin duygusal hassas kızı neyi öğrenir? Gizlemeyi,Konuşamamayı... O dönemin yağız delikanlısı ne öğrenir?Güvenmemeyi, İkili ilişkinin temel şartı GÜVENSE şayet yada KONUŞMAK! bunları gerçekleştiremeyen öz güveni eksik apolitik pasif nesiller yetiştirirsiniz.... Bugün bir çoğumuzun ailesiyle yaşadığı sıkıntıların maalesef büyük bir bölümünü o dönemin Türk Filmlerine borçluyuz diye düşünüyorum.Yani senaryolarına... Bugüne döndüğümüzde ise nasıl Şiddet filmi ve dizierini seyden ailelerin çocukları Şiddette düşkünse....Bu ŞİDDET merakını dizilere filmlere boçluysak! KONUŞAMAYAN,PASİF,GİZLEMEYİ öğrenen ailelerimizde "O" döneme damgasını vuran "Yeşilçam" Filmlerine borçlular...

9 Aralık 2011 Cuma

Yazar Olmak

uzun süredir blogger'dayım, Önce "Küçük Adam" la başladım yazmaya paylaşmaya.Ama olmuyor ki canım şimdi ben oğlumun adına açtığım bloğumun kendi gözlerimle görüp harmanlayıp analiz ettikten sonra oğluşumun bloğundan yazılarımı yayınlamak.Etik değil bir kere hem anıl bana kızmaz mı? büyüyünce "anne neden benim üstümden reklam yapıyorsun demez mi" demez belki ama benim içime sinmedi bu durum.ve kendime "GÖZLEMLERİM SÖYLÜYOR BEN ONUN YALANCIYIM" adlı bloğu açtım.farkındayım isim biraz uzun oldu ama benim çok hoşuma gitti.Yazmak çok güzel en sevdiğim şeylerden biri,ben gözlemlerim analiz ederim düşünürüm ama bunu kendimle yaparım.şimdi ise sizlerle beraberim...

Gözlemlerim söylüyor ben Onun Yalancısıyım...: Neşeli Günler...

Gözlemlerim söylüyor ben Onun Yalancısıyım...: Neşeli Günler... : Daha iki yıl öncesine kadar her Anneler günün de hüzünlenir ve ağlardım. ...