12 Nisan 2017 Çarşamba

Küçük Prens Can

Küçük prensin hikâyesini bilir misiniz? Hani şu büyüklerin çocukları hiç anlayamadığı küçük sevimli bir çocuğun başından geçen olayları kendi hayal dünyasına göre yazdığı romanı… Daha ilk sayfasında yaşadığı “hayal kırıklığını” öyle güzel anlatır ki, Hani balta girmemiş ormanlarda bir boa yılanının avını bütünüyle yuttuğunun resmini çizer de, büyükler onun çizdiğini şapkaya benzetirler ya  İşte! O hayal kırıklılığı… Bunu niye mi yazdım. Çok sevdiğim çok naif, kimseyi kırmayan hayatını özenle yaşayan arkadaşımın kendisi gibi sevecen, naif, hassas on bir yaşındaki oğlunun tıpkı küçük prensin yaşadığı hayal kırıklığını size anlatmak için… Arkadaşım Çiğdem Ordu da yaşıyor, oğlu can on bir yaşında Devlet okuluna gidiyor. Can’ın resim öğretmeni ahşap bir nesneyi boyama ödevi veriyor. Can küçük ahşap bir sandığı alıyor. Pergelle bir daire çiziyor ve heyecanla başlıyor boyamaya… Evrenin ve doğanın işleyiş biçimini anlatan “iyiliğin ve kötülüğün” öğretisi olan ying-yang ı heyecanla çiziyor ve rengârenk boyuyor…
Tek başına yaptığı ödevini bir an önce resim öğretmenine göstermek için can atıyor  Resim’e oldukça yeteneği var  tıpkı annesi gibi  laf aramız da arkadaşımın resim yeteneği şahane Can heyecanla resim dersini bekliyor, Öğretmen geliyor Can yaptığı ying-yang boyamasını öğretmenine gösteriyor. Öğretmeni; Çok güzel olmuş can ama keşke dini bir sembol kullanmasaydın diyor. Dini bir sembol mü? On bir yaşındaki Can’ın kafası allak bullak, içinde kocaman bir hayal kırıklığı… Oysa can o an a kadar “ying-yang”ı sadece karşıtların birlikteliğinin simgesi olarak öğrenmişti, hayal dünyasında kim bilir neleri temsil ediyordu. Bizler çocuklarımıza farklılıkların güzelliğini öğretirken, bir resim öğretmeninin “Her iyiliğin için de bir kötülük, her kötülüğün için de bir iyilik” öğretisini anlamaması ve en önemlisi küçük bir çocuğun hayal kırıklığı yaşamasına neden olmasını anlamıyor oldukça üzülüyorum. Oysa öğretmenlerimiz çocuklarımıza sadece kendi yaşadıklarını, bildiklerini öğretmemeliler. Asıl zor olanı başarmalılar, Hayallerinin peşinden koşmayı, ne olursa olsun mücadele etmeyi, haklarını sonuna kadar savunmayı, sevmeyi, saygı duymayı öğretmeliler… Can, Türkiye deki birçok çocuktan sadece bir tanesi, ailesinin ona verdiği değeri biliyor ve ailesi tarafından hayallerinin peşinden koşması gerektiğini de Tüm kötülüklere ve iyiliklere rağmen, Ya diğerleri ?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Kilo Demeyin

Ben bu moda sektörü denilen canavarı mahkemeye vereceğim. Ya arkadaş, Türk kadını, ideal vücut ölçüsü diye bir oran var ! Bütün tekstil pi...